Kayıtlar

2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

TUTAMAM MISRALARI-Ayna

Resim
04/12/2023(23:30)-05/12/2023(01:02)        Bu kirli dünyadan kaçıp gittiğim, belki biraz garip ama gerçekten kafamı dinleyebildiğim, odam dışında bir yer var; lavabo. Her insanın kendine özgü bir sığınağı vardır. Bir yeri benim sığınağım yapabilecek olan ya müziktir ya da ayna. Müzik kafa dağıtmak içindir, genelde odamda bulunur; ayna kafa toplamak içindir, en güzeli lavaboda bulunur. Asıl kirli olması gereken yer lavabodur. Gelin görün ki aklımın almadığı, midemin bulandığı zamanlarda sığınağım oluyor orası. Bütün insanlardan uzakta: Kimse selam vermiyor, ne yaptığımı sormuyor, gelip kontrol de etmiyor, konuşmuyor da. Tek yaptıkları kapıyı tıklatıp "Dolu." cevabını alınca ses çıkarmadan gitmek. Kimse sizi orada rahatsız edemiyor.         Çok olmuştur lavabo aynası ile istişârelerim, deli gibi kendi kendime konuşmalarım. Ne gülün ne küçümseyin, ayna insanlardan daha iyi bir sırdaş ve dert ortağıdır. Sizin aklınızla size yol gösterir. İnsanlar...

Resûlüm

Resim
  Bir insan düşlerimi çaldığında Oturduğumda çaresizce masaya Biraz kırgın ve biraz uykusuzca Bir ikindi vakti kerahate direnirken Gelir misin yine gündüz düşüme? Bu sefer anlatır mısın Nedendi boynunun büküklüğü Yüzünün nûrundan Neden mahrum kaldı gözlerim İnsanların karanlığı mı yüzüne yansıyan Yoksa benim Benim umarsızlığımdan mı yaşamaya Çok mu uzağım yanına varmaya Bir kaya da bana bulunmaz mı Yaralı güvercin misali konmaya Ben görmesem de geldiğini Biliyorum haberdarsın Biliyorsun ya hâlimi Yüzüm yok salavatsız kalan günlerden Ama bilmeni isterim Resûlüm Yaralarım emanetimdir sende Şefaatini bekleyen ... 03/07/2023 (23:54) 13/07/2023 (01:11) 01/11/2023 (10:20-10:32)

Gönül Kırgınlığım

Resim
 Gönül kırgınlığımsın uykusuz gecemin sabahına  Suskunluğumsun ayrılık şarkılarına İhanetimsin asırlık aşklara  Yüzümdeki kızarıklıksın iftiralara Çaresizliğimsin yalanlara Vazgeçişlerimsin yorulduğum zamanlarda İçime attıklarımsın yokluğunda  Başımı eğişimsin bağırışlar karşısında Bir uçurum kenarıydın yalnızlığıma iliştirilmiş Kalemimin sivri dilisin artık  Defterimin yırtılmış sayfalarısın Varlığımı hissettiğimsin uzaklaştığım her adımda Dünyayla barışmalarımsın kayboluşunda  Sen benim Sevgiye pişmanlığımsın  Nefretimsin anılara ... 30/01/2023 (16:17-17:11)  Düzenleme》14/03/2023 (17:55-17:57) Düzenleme•》30/10/2023 (20:16)

Yeni Bir Ben

Resim
  24/10/2023 (14:51-15:17-16:05) Korkuyorum ama bu sefer kaçmayacağım...        Birkaç haftadır yoğun bir durgunluk var üzerimde. Yapmam gereken çok şey varken hiçbirini yapmak istemiyorum. Durgunluktan da ziyade bir sıkılmışlık, bıkmışlıkla birlikteyim. Ciddi anlamda derslerime çalışmam gerekiyor, rutin işlerimi eksiksiz yapmam gerekiyor, kendime vakit ayırmam gerekiyor, sevdiklerimle ilgilenmem gerekiyor...         Bir yandan hobilerime yönelmek istiyorum ama sorumluluklarım bir kenarda beklerken vicdan azabı gibi geliyor, insanı bunaltıyor. Okul kulüplerine katılmak istedim. Bunun için öğrenci işlerine gitmem gerekiyor ve tabiiki gitmedim. Öğlen yemekhane çıkışında diyanet gençlik standını gördüm. 'Bu kadarına da üşenmeyim.' dedim ve kayıt yaptırdım. Kayıt esnasında hobilerimi eksik yazdığımı da çok sonra fark ettim. Umarım çok önemli değildir.        Bloğumda başladığım serime de hız kesmeden devam etme, bir ...

TUTAMAM MISRALARI-Düşündüm

Resim
  04/10/2023(08:41-09:16)        Bana yük olan her şeyden yavaş yavaş kurtulmaya başladım. Bana iyi geldiğini sandığım fakat bütün enerjimi, mutluluğumu sömüren herkesten ve her şeyden uzaklaştım. Bunun verdiği memnuniyetle uzun süre sonra ilk defa dinç uyandım. Kahvaltıyı geçiştirmek üzere çayımı, bisküvimi aldım ve yıllardır oturmaktan bıkmadığım ders masama oturdum. Hande Mehan açtım, günlerdir dinlemeye fırsat bulamadığım şarkıyı dinlemeye başladım. Perdeyi tamamen açtım, yarım kalmış manzarayı seyrettim. Kara taştan örme eski sokak duvarı mahalle boyunca uzanıyor. Peşi sıra karşıda gördüğüm Tutamseki Camii minaresi, evlerin görünmek için çabalayan duvar ve çatıları... Ve hepsine hükmetmeye çalışan, benimle birlikte çay molası veren gökyüzü... Seyrederken yine olur olmadık düşüncelere daldım. Daha önce perdeyi o şekilde açmadığımı anımsadım. Bu mutluluğun çok uzun sürmeyeceği hissine kapıldım. Sanki memnuniyetsiz duygulara alışmışım, acılar benden uzaklaşsa ...

TUTAMAM MISRALARI-Aşkın Gözyaşı

Resim
23/09/2023 (01:38-03:06)        Yeryüzündeki her insanın gökyüzünde kendine ait birer yıldızı olduğunu hayal etmiştim.        Birbiri için yaratılan insanların yıldızları oluştukları andan itibaren iletişim halinde oluyorlar, takip ettikleri insanların her halini kendi aralarında paylaşıyorlardı. O iki insan bir araya gelinceye dek yıldızlar muhafız gibi davranıp onların kalplerine giren çıkanı kontrol ediyordu. Yanlış kişilere aşık olmasınlar diye önlem alıyorlardı. Onları zamansız duygulardan koruyor, doğru zamana saklıyorlardı. Öyle her önlerine geleni içeri almasınlar, hayal kırıklığına uğramasınlar, ne zamanlarını ne duygularını ne de kendilerini tüketmesinler, doğru insan gelince evini harabe bulmasın diye çabalıyorlardı. Nihayet iki insan bir araya gelince onların kalbini başbaşa bırakıp sonsuzluğa uğurlanıyorlardı.         Ne yazık ki insanların çoğu gökyüzüne bakmayı bilmezler. Onlara göre özgürlük kendini sevmekt...

Cimrilikten Cömertliğe

Resim
       Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Develer tellal, pireler berber iken; ben annemin beşiğini tıngır mıngır şallar iken annem beşikten düştü. Ardından kalktı, beni kovalamaya başladı. Gittik, gittik... Az gittik, uz gittik; dere tepe düz gittik. Bir de bakmışız bir arpa boyu yol gitmişiz. Derken Kaf Dağı'nın ardında, hiç kimsenin daha önce görmediği, duymadığı; kimsenin bilmediği bir ülkeye varmışız. Bu ülkenin altından güneşi, gümüşten ayı, pamuktan bulutları varmış. Ağaçları aytaşından, meyveleri ise elmastanmış. Bu ülkenin padişahının saraylar dolusu hazineleri varmış. Bu ülke adeta bir cennet gibiymiş. Ne var ki böyle cennet gibi bir ülkede bu ülkenin halkı varlık içinde yokluk çekiyormuş. Çünkü bu ülkenin padişahı çok cimri, paylaşmaktan nefret eden biriymiş.        Her su kenarında üçer karış aralıklarla bekçiler dururmuş. Bu bekçiler halka ülkenin temiz, berrak sularından içmeleri için izin vermezlermiş. ...

TUTAMAM MISRALARI - Zamanın Enkazında

Resim
20/08/2023(23:46) - 21/08/2023(15:22)      Metafizik dünya ile en güçlü bağlantımız rüyalardır. Hem bilinçaltımızda gizlenen duygu ve düşünceleri kolayca kavrayabildiğimiz bir dünya hem de Allah'ın bize mesaj iletmek için yarattığı bir araç olduğundan dolayı bazı rüyaların hafife alınmaması gerektiği kanaatindeyim.       Manevi dünyası gelişmiş birisi olarak çok sık rüya görüyorum. Tabii ki gördüğüm bütün rüyalara bir anlam yüklemiyorum. Önemli olan rüyalar bir şekilde kendini belli ediyor zaten. Bazen kendim hakkında anlayamadığım, karar veremediğim, ne istediğimi bilmediğim konuları rüyamda görüp kolayca karar verebiliyorum. Bazen gelecekte olacak olayları görüyorum. Rüya âleminde o kadar yol katettim ki lüsid rüyaları bile çok sık görmeye başladım. Beş dakikalık kestirmelerimde bile rüya görmek benim için çok kolay hâle geldi.       İki yıl önce hayatıma aylarca etki edecek bir konuyu rüyamda gördüm:      Karanlık,...

TUTAMAM MISRALARI - Sustum

Resim
18/08/2023 (02:30-03:14)      Geçmişi eşelerken fazla abartıp biraz fazla geriye gitmişim. Ne yapayım? Suçlayacak kimse bulamayınca gidebildiğim kadar gittim. Her şeyin bir tane bile olsa sorumlusu olmalıydı. Suçluları buldum bulmasına tabii. Belki onların da suçluları vardı ama bu ihtimal onları affetmem için yeterli değildi. Sonuçta suç üstüne suç eklemeyi tercih etmişlerdi. Bu durumda bana kalan tek seçenek onlardan nefret etmek, kin beslemekti... § 21/02/2022 (12:57-13:17)      Kendi hayatlarını mahvetmişler; benimkini de uçurumun kenarında, ölümle kalım arasındaki o ince çizgide bırakmışlardı. Vâroluşumla hiçliğim, benliğimle engellerim, aklımla kalbim, istediklerimle sahip olduklarım arasındaki savaşta masum bir çocuk kadar suçsuz, çaresiz... Tek yapabildiğim sabretmek. Beklemek... Neyin geleceğini bile bilmeden beklemek. Tüm hislerimi, hayallerimi, umutlarımı darmadağın eden değersizlik duygusu bir kız çocuğunun tüm dünyayı yakmasına yetebilecek güçt...

Herkese İnat

Resim
16/08/2023 (00:31-01:38)      " Ortaokulda yaşadıklarımın hiçbirini lisede yaşamayacağım." dedikten sonra daha kötülerini yaşamaya başladım. (bknz.  Nazire ) Liseye kadarki hayatımda neşeli, kolay arkadaş edinen, kibar, sosyal, en önemlisi cesur ve girişken bir insandım. Lisede ise  içine kapanık, kolay kolay iletişim kurulamayan, kendini koruduğunu düşünerek insanlara -en çok da karşı cinse- kaba davranan, en sevdiği insanlardan bile kaçmaya çalışan, bütün özgüvenini yitirmiş, en iyi bildiği şeyleri bile yapmaktan çekinen tipik bir ergen modeline dönüştüm. Bu ergenin belki de en kötü özelliği bütün asiliğini içine hapsetmesi ve öfkesini kendinden çıkarmasıydı. Maalesef uzunca bir süre bunu farkedemedim, ta ki bazı insanların bana gerçekten kırıldığını ve saygı çerçevesinde aramıza mesafe koyduklarını anlayana kadar.       Lisede de bazı ihanetleri, dedikoduları, yanlış arkadaşları görmüş olsam bile bunlar beni çok etkilemedi. Tecrübeli oluşu...

Erciyes'in Karı Erimesin

Resim
Erciyes'e yağan kar insanların derdini örter Muhafızıdır etrafında irili ufaklı tepeler Muhafızların eteklerine taşlar yuvarlanır Kimisi büyüktür; yıkar geçer Umrunda olmaz hiçbir şey  Kimisi küçüktür; fark edilmez bile Herkesten gizler kendini Ne yaşarsa içinde yaşar Küçüktür ama içine koca bir dünya sığar Bu taşların tozları ufalanır insanların yüreğine Bu tozlarla kaplanır Kayseri'nin kalbi Bu tozlar, bu taşlar, bu tepeler, şanlı Erciyes! Hepsi Kayseri'nin toprağı Bu toprak kimi zaman fırtına olur Kurutur her bir yaprağı Kimi zaman serilir yere Başüstünde taşır geleni Yeterki umutsuzlukla kaybolmasındı Yalnızlıkla dost olmasın İhanete uğramasın Kalpler kırılmasındı Tek derdi kötülük olmasındı Her bir kötülükte Bir kar tanesi erir Erciyes'in tepesinde Bu toprağın tek derdi Erciyes'in karı erimesindi ... 14/05/2021 (01:00-?) 14/08/2023 (00:55-01:01) Fotoğraflar:  2007 Yılı Hacılar Fotoğraf Sergisi

Duydunuz mu¿

Resim
  12/08/2023 (02:50-02:55)      Duydunuz mu? Aya ayak basılmış. Dünyada adım atacak yer yokmuş. Duydunuz mu? Mars’da yaşam bulunmuş. Dünya yaşanacak yer değilmiş. Duydunuz mu duydunuz mu?! İnsanlar uzaya taşınacakmış. Dünyada kirletecek yer kalmamış. 

Sende Saklı

Resim
     İnsan hayattan, hayatın gerçeklerinden kaçar. Hayallere sığınır. Gökyüzüne dalar. Düşünür... Hiç kimse bilmez ne düşündüğünü. Gözleri ihanet eder insana. Peki, gece gökyüzüne bakan insanlar neden hep hüzünlenir? Karanlık, sonsuz, gizemli... Bu yüzden mi? Ama yıldızlar var. Parlak, umut dolu ve milyarlarca...       Ben de bazen çok sıkılıyorum her şeyden, kaldırıyorum başımı gökyüzüne. Yıldızlara baktıkça hep eskileri hatırlıyorum ya da olmayacak hayaller kuruyorum. 'Ne faydası var?' dersen, hiçbir faydası yok. Aksine bazen zararını görüyorum. Benim gözlerim de ihaneti seviyorlar.       Beraber bakalım mı benim gökyüzüme? Bak, oradaki yıldızların hepsi benim. Şuradakiler sevinçlerim, şuradakiler hüzünlerim. Bak, buradakiler de kaygılarım, endişelerim. Az ileride korkularım var; yüzleşemediğim, köşe bucak kaçıp kendime bile söyleyemediğim. Bak, oradakiler geride bıraktıklarım. En uzaktakileri gördün mü? Bak, orada, en arkada; her...

Pinhân

 İnce bir çizgide Bitkin bir ruh Sırat köprüsü gibi Sergeşt yaprak gibi İnce bir çizgide Yürüyorum Bir yanım maviler içinde Bir yanım kızıla boyanmış Bir yanımda nefsim Bir yanımda korkularım Maviye uçsam boğulurum Ayağım kaysa kızıla çalsam Kan revan içinde yanarım İnce bir çizgideyim Bir yanım anlamsız Diğer yanım mantıksız İkisi de altta kalmaz  Bir yanım ateş püskürür Bir yanım sular altında kalır İnce çizgi bilinmeze karışır Boğulmaktan korkar Korkularımda yanarım Yanmam boğulurum Boğulmam da... Ne olurum ya¿ Varlığım da karışır pinhâna ... 14/03/2022 (10:52-11:05)

Özgür Esirler

Neden insan büyüdükçe aklını yitirdi?       Bulutlar özgür esirlerdir. Dünyadan dışarı çıkamazlar ama istedikleri kılığa da girerler. Aşıklara kar, saçını fönleyene yağmur, sinirini bozana dolu olur; yağar. Sonra hiçbir şey olmamış gibi tekrar kurulur yerine, keyifle izlemeye devam eder kendinin sandığı dünyanın karıncalarını. İnsan imreniyor özgürlüğüne ama benziyor esirliğine.      Bulutlara göre biz iki cam arasındaki toprakta sürekli tüneller kazan varlıklarız. Tüneller kazıyoruz, binalar inşa ediyoruz. Sonra da kendimizi buralara hapsediyoruz. Ardından bulutlar yalnız kalıyor, tıpkı yıldızlar gibi. Bulutları terkedip duvarları izliyoruz, yıldızları terkedip boş tavanı izliyoruz. Karanlık düşünceleri de art arda çarptık mı suratımıza bu iş tamamdır. Bulutlarda yeni dünyalar keşfeden, yıldızlarda galaksiler inşa eden küçük ama temiz beyinlerimiz artık büyümüş, kendimizi iki cam arasına-kalp ve beyin- hapsetmişizdir. Artık bulutlar uzay mekiği olmuyo...

TUTAMAM MISRALARI - Son Damla

Resim
08/08/2023 (03:33-04:29-05:14-07:02)      İnsanın yaşamak için sebeplere ihtiyacı vardır. Bazıları yaşamayı severler, bazıları sevdikleri için yaşarlar, bazıları da sevildikleri için yaşarlar. Bazı insanlarınsa yaşamak için pek bir sebebi yoktur aslında, zorunda oldukları için yaşarlar. "Yaşamak istemiyorum." diyemezler. "Yaşamak zorundayım." derler. Bu insanlar bir yere tutunmaya çalışır. Bazen bir insandır bu, bazen hayvan, bazense cansız bir nesne. Hatta bazıları sadece hayallere tutunur. Güya bir gün her şey düzelecekmiş. Hadi oradan? Nerede görülmüş? Olmayacağını kendisi de çok iyi bilmesine rağmen tutunmaya çalışır.       Bazen insanların arasında görünmezmiş gibi gezinirler, bazen gereksiz detaylara takılıp zaman geçirirler-bu detaylar zihindeyse zaman da zihni çürütür tabi-. Bazıları vardır hayvanlarla böceklerle konuşur-Hani duyunca garipsediğiniz, o kadar da değildir dedikleriniz... Evet, onlar gerçekten varlar.- Bazıları saatlerce uyur. Bazı...

TUTAMAM MISRALARI - Nazire

Resim
  02/08/2023 00:53-01:30      Ortaokuldan mezun oluşum çok garipti. Ortaokul hayatım da çok normal sayılmaz tabi. Herkes birbirinden ayrıldığı, belki de bir daha görüşemeyecekleri için ağlarken ben sadece karnemi alıp gitmenin derdindeydim. Öğretmenlerime saygım, sevgim sonsuzdu. Fakat sosyal hayatımda yaşadıklarım bugün bile atlatamadığım travmalara sebep oldu. Sınıf arkadaşlarım birbirleriyle vedalaşıp ağlarken ben öğretmenlerimle vedalaşıp koşa koşa eve gittim. Sadece ortaokul bitmemişti. Yaşadığım anlamsız olaylar, zorbalıklar, yalanlar, iftiralar, çocukluğun lanetli aşkları, zor günlerimdeki güler yüzünü iyi günümde göremediğim insanlar, kursağımda bırakılan güzel anılarım, başarılarımın ardından yarım kalan sevinçlerim... Hepsi bitmişti. Bütün bu olanlar bir daha yaşanmayacaktı. Lisede yeni bir hayata başlayacak, yeni bir çevre edinecek, benimle aynı düşüncede olan insanlar tanıyacaktım. Her şeyden önemlisi ortaokulda yaşadıklarımın hiçbirini lisede yaşamayacak...

Yazarsın

Resim
Sen her gün bir mısra yazarsın... Her gün bir mısra yazarsın Mısraların dörtlük Dörtlüklerin şiir olur Dilden dile dolanır Belki bir gün şiirin musikiyle tanışır Hiç kimsenin dilinden düşüremeyeceği bir şarkı olur Belki açtığın sayfa kararır Mısraların kaybolup gider Pes etmezsin, yazarsın Onlar sana yüksekten bakarken Sen her gün bir mısra yazarsın Yazarsın Satırlar tükenir Sayfalar tükenir Tükenmeyen tek bir şey vardır Umut! Umudunu kaybetmezsin Her seferinde beyaz bir sayfa açarsın Yazarsın Artık açacak beyaz sayfa kalmamıştır Kapatırsın o defteri Kendine yeni bir defter açarsın Sayfaları gökkuşağının renkleriyle bezenmiş Diyar diyar gezersin Hava,su,toprak,ay ve yıldızlar Eşlik eder seyrine Köprüler kurarsın kalpten kalbe Her gün yeni bir his tanır Tanıdığın her his için bir mısra yazarsın Sen her gün bir mısra yazarsın Yazarsın... 🌬️  TUTAMAM MISRALARI