Cezir
Henüz tatmadım bir damlanın yüzümde nasıl kıvrıldığını Kar tanesinin dilimde eriyişini hissetmedim Görmedim gün doğarken bir serçenin gidişini Ve sevmedim hiç güneşin en tepeye gelişini Ay dayanmış şimdi fecrin eşiğine Henüz düşmemişken gölgen denize Yeni düşler kuruyorum bir gün geleceksin diye Kıyıya yaklaşan tekneye nerden geldiğini sormadım Fark etmedim yağmurun ne zaman başladığını Takmadım hiç günlerin art arda sıralanışını Hangi mevsimdeyim takvime bakmadan bilemedim Günler eskidikçe dökülen yaprağı tanırım Çatlaklardan sızmış o gelinciği de Köpük köpük gelen öfkeli suları bilirim Ben ceziri beklerim Boğuşmadım hiç denizdeki dalgayla Anlamadım akan su nasıl bulur yolunu Nasıl memnun olur ırmak döküldüğü denizden Hiç şikayet etmez mi çiçekler açtığı bahçeden Papatyalar anlaşır mı yaban otlarıyla Hakkım yoktu fırtınaya karşı durmaya Münzevi bir bekleyiş takındım Usulca ...