Kayıtlar

Bir Nefes

Çaresiziğin yönü bu yola çıkmadan anlamazsın Çıkar çıkmaz çakmağı yakar öylece kalırsın Dumanını fazla alır yarına ulaşamazsın Çık gel bak bu kabuslarla yaşayamazsın Kendine nasıl hak gördün beni kor ateşe atamazsın Başta söz verdiğin yolda beni yarım bırakamazsın İhanetin ne yola ne bana aşkı yalnız yaşatamazsın Ardından eser yeller bu yolları bulamazsın Gelmek istersen birgün dönüp arkana bakamazsın İzini silerse zaman acımazsa hatırana acımışsa yaralara Kalamazsın yarınıma bakıp durma limanıma Kalmış mı gökte yağmur iner misin damlalarla Yoksa gelip zorla yerleşmeli mi toprağına Söyle aşkla bakışıp ayrı kalmayı nasıl becerdik Sevmeyi mi bilemedik sevgiyle mi büyümedik sevgisiz mi Sevgisiz mi yeşerdik sevgisiz mi direndik hep sevgisiz mi Başaramadık kavuşmayı anlatamadık duyguları Bu kaçışlar hep nefretin mi gizli kalmış öfke mi Bana mı sakladın savaşları bana mı tüm tuzakların Seni bulmak uğruna yokuşları tırmanışım sevgidendi Soluğunu kesip kesip uç...

Aşkın Nefreti

Part 1 : Kayboluyor anılar tutamıyorum aklı Kayboluyorum ortadan hiç sormuyor meraklı Çınlıyor kulaklarım doğru söyle beni mi andın Bu gece de yine geçmiyorsun baş ağrım Yazdıklarım dağıldı bi türlü toplayamadım Haklısın ben en çok dağıtmayı başardım Ne bileyim dağıtınca sen toplarsın sandım Sevgileri toplayınca karanlığa da sığarsın Yarım kalan puzzle’ımda bulamadığım parçasın Neden beni bu aşkın kurağında bıraktın Hevesliydin hani aşk orucumu bozacaktın En güzel hevesleri kursağıma takansın Kalbini verecektin ruhumu mu aldın Katil oldun sevdiğim aşığını astın Kan bulaşmış ellerinle başka kimi sardın Kirli gömleğini bugün hangi sepete attın Bi baş ağrısı yine dolduruyor satırları Heceleyip adını sığdırdım gözyaşıma Ben hüznünü bile değişmezken dünyaya Sen kalbini harcadın iki günlük fırsatçıya Onca sene geçmiş yanağımdasın acıyla Yüzüne sustuklarım var ya kıvranıyor dudağımda Nefreti sönüyor kalbim çarpıyor heyecanla Düşün hâlâ acıyorum empati yoksunu aptala ...

Bazı Kısa Şeyler

? Çaresizlik bir zehirmiş Panzehiri zor bulunan Çaresizlik bir savaşmış  Ölümle kalım arasında  Çaresizliğin bir adım ötesi sensin Ölüm çukurunun yamacında  Bir adım gerisi pişmanlıkmış Vicdan durağının sorgusunda  03/03/2024 (09:00) - ? Bu son Sana son seslenişim son sözlerim ve son demlerim  Bu son Seni son bekleyişim son güllerim ve son demlerim  23/03/2024 (01:43-01:47) Ben söndükten sonra kokan bir mumdum  Kimse koklamadı beni sabreden dışında  Sabreden de bulamadım yalnız ben dışımda  Neyse zaten insanların sevgisi hep dışında  Sevgisi ve sevmesi, sevişmeler hep dışarda  Kalmasın bana yalan dolan sen dışında  Öyle bir gel ki hepsi kalsın saf dışında  29/03/2024 (08:55) İnsan sevdiğine en çok kızarken de sınırı fazla aşmamalı 04/04/2024  (01:29-01:33) Acelen ne daha sayamadım yüzündeki benleri  Ay bile terketmedi güneş gelmeden geceyi  Tutuşturdun ellerime ışıksız bir meşaleyi  Bul dedin beni gez, ...

Böyle miydim ¿

Resim
  Ben her zaman böyle miydim Böyle karanlık mı görürdüm dünyayı Dudaklarım hep böyle biçimsiz, mor Horlanmış menekşelere mi benzerdi Ellerim hep mi uzaktı yeryüzünden Aklım varla yok arası mıydı Hep yadırgadım mı onu Bana ait değilmiş gibi Bedenim diyorum Hep böyle yabancı mıydı bu dünyaya Hiç mi alışmamış havasına suyuna Hep ağır mı gelmiş insanların bakışları Peki bu insanı toprak kabul etmeyip  İçine içine Daha da derine Atmaz mı ¿.. 11/01/2022 (07:28-07:38)

TUTAMAM MISRALARI- ❣️(Kız Çocuğu)

Resim
14/03/2024 ( 23:42) - 15/03/2024 (00:01)        Belki de artık ifade etmenin yorgunluğundan, açıklamayı ve anlamlandırmayı bıraktığımdan, hiçbir ismi yakıştıramadığım bu özel şiirimi; paylaşmaktan sakındığım önemli bir günlük sayfasıyla birleştirmeyi, bir yapbozun parçaları gibi kalbimden narin parçalar olarak sunmayı göze alıp uzun bir süre sonra yazmaya devam ediyorum. Bu günlük sayfasını benim için önemli kılan, dönüm noktalarımdan birisi olması. Bir sayfa bir insanın dönüm noktası olabilir mi? Artık boşluğa konuşmaktan, kendi kendine sessiz sinir krizleri geçirmekten bitkin düşmüşse evvela olabilir. Neden olmasın? Şiirimi önemli kılan ise hem kendimi hem de her nefesinde bu dünyada bir iz bırakmak uğruna çabalayan, yanlış olanı düzeltmek için büyük fedakarlıklarla yaşama tutunan, başa taç olması gerekirken saçını süpürge eden, önüne kırmızı halılar serilmesi gerekirken gururu egosu boyunu aşmış kimseler tarafından ezilmek istenen, herkese çare olduktan sonra kend...

Hufre-i Nisyân

Resim
  Hani kaçamak bakışlarda Saklardık sevdamızı Elimizden alınacak gibi Korkarcasına Sanki bir çocuğun avuçlarındaki Bozuk paralardı Ne kumbaraya atıp biriktirmeye Ne de harcamaya kıyamadığı Çaresizliğimi ezberlemişti artık yolların Gelemezdim Seni sonsuzluğa gömmeyeyim için Anlamazdın Anlamazken bile haklıydın Sormazdın hesabını Boş kalan kollarının Canım bu kadar yanmazdı Keşke sorsaydın Saçlarının   boşluğa düşüren kıvrımlarından Kaç kez düştüm amansızca Gözlerinin pınarına Yüzümde gezinirken bıraktığı Parıltılardan bilirdim Yakamoz kokardı ellerin Şimdilerde Bir kar küresi yalnızlığıdır tutkularım Kendi hâlinde Saf ve memnun Senden arta kalan Sönmüş bir mum Ve ihaneti Anlamsız kayboluşların Ve dilimde Aynı mısralar Sana olmayan Ama üzerine alındığın Senden başkasına yakışmayacağını Nasıl da anlamıştın Hâlâ sensizlikle boğuşur çığlıklarım Hâlâ sana açılır gözleri kabusların Kalbim düşerken hufre-i nisyâna İçimden bir his gizlice sığınır sana ... 2020 21/06/2023 (12:10-12:11) ...

#LüRü - Rap

Resim
  Rüyamda yazdığım ilk eserim... Bir elimde kalem, bir elimde fotoğraf Çizerken geleceği, yakıyorum geçmişi Bir yanımda geçmişin hazin dolu saatleri Bir yanımda bitmeyen hazan yağan köklerim Kağıt bile dargın, bakmıyor hiç yüzüme Unutmaya çalışırken düşüyorum ellerine... Korkma! Unutmadım ben hiçbir şeyi Listelerde adın yine yıkıyor bu beynimi Ben sana koşarken, sen kaçmıştın oysaki Düşüyordum uçurumdan, bıraktın ellerimi Bir kez olsun sormadın, neden bu korkaklığım Karşıma geçip hesap sormak bu kadar mı zordu Anlatmaya çalıştım, tercih ettin nefreti Bağıra çağıra kopardım ses tellerimi Bu susuşlar masum yüzlü katliamın habercisi... Bu susuşlar masum yüzlü katliamın habercisi... 16/07/2021/Cuma ... 15/01/2024  Bugün sabah hatırladım. Şarkılar dinledim yine. Hoş değil hatırlanan anılar ama insan düşünüyor yine de. Boşluğa düşüyor aklına geldikçe. (22:59-23:00) (22:47) Paylaşmak istedim.

TUTAMAM MISRALARI-Ayna

Resim
04/12/2023(23:30)-05/12/2023(01:02)        Bu kirli dünyadan kaçıp gittiğim, belki biraz garip ama gerçekten kafamı dinleyebildiğim, odam dışında bir yer var; lavabo. Her insanın kendine özgü bir sığınağı vardır. Bir yeri benim sığınağım yapabilecek olan ya müziktir ya da ayna. Müzik kafa dağıtmak içindir, genelde odamda bulunur; ayna kafa toplamak içindir, en güzeli lavaboda bulunur. Asıl kirli olması gereken yer lavabodur. Gelin görün ki aklımın almadığı, midemin bulandığı zamanlarda sığınağım oluyor orası. Bütün insanlardan uzakta: Kimse selam vermiyor, ne yaptığımı sormuyor, gelip kontrol de etmiyor, konuşmuyor da. Tek yaptıkları kapıyı tıklatıp "Dolu." cevabını alınca ses çıkarmadan gitmek. Kimse sizi orada rahatsız edemiyor.         Çok olmuştur lavabo aynası ile istişârelerim, deli gibi kendi kendime konuşmalarım. Ne gülün ne küçümseyin, ayna insanlardan daha iyi bir sırdaş ve dert ortağıdır. Sizin aklınızla size yol gösterir. İnsanlar...

Resûlüm

Resim
  Bir insan düşlerimi çaldığında Oturduğumda çaresizce masaya Biraz kırgın ve biraz uykusuzca Bir ikindi vakti kerahate direnirken Gelir misin yine gündüz düşüme? Bu sefer anlatır mısın Nedendi boynunun büküklüğü Yüzünün nûrundan Neden mahrum kaldı gözlerim İnsanların karanlığı mı yüzüne yansıyan Yoksa benim Benim umarsızlığımdan mı yaşamaya Çok mu uzağım yanına varmaya Bir kaya da bana bulunmaz mı Yaralı güvercin misali konmaya Ben görmesem de geldiğini Biliyorum haberdarsın Biliyorsun ya hâlimi Yüzüm yok salavatsız kalan günlerden Ama bilmeni isterim Resûlüm Yaralarım emanetimdir sende Şefaatini bekleyen ... 03/07/2023 (23:54) 13/07/2023 (01:11) 01/11/2023 (10:20-10:32)

Gönül Kırgınlığım

Resim
 Gönül kırgınlığımsın uykusuz gecemin sabahına  Suskunluğumsun ayrılık şarkılarına İhanetimsin asırlık aşklara  Yüzümdeki kızarıklıksın iftiralara Çaresizliğimsin yalanlara Vazgeçişlerimsin yorulduğum zamanlarda İçime attıklarımsın yokluğunda  Başımı eğişimsin bağırışlar karşısında Bir uçurum kenarıydın yalnızlığıma iliştirilmiş Kalemimin sivri dilisin artık  Defterimin yırtılmış sayfalarısın Varlığımı hissettiğimsin uzaklaştığım her adımda Dünyayla barışmalarımsın kayboluşunda  Sen benim Sevgiye pişmanlığımsın  Nefretimsin anılara ... 30/01/2023 (16:17-17:11)  Düzenleme》14/03/2023 (17:55-17:57) Düzenleme•》30/10/2023 (20:16)

Yeni Bir Ben

Resim
  24/10/2023 (14:51-15:17-16:05) Korkuyorum ama bu sefer kaçmayacağım...        Birkaç haftadır yoğun bir durgunluk var üzerimde. Yapmam gereken çok şey varken hiçbirini yapmak istemiyorum. Durgunluktan da ziyade bir sıkılmışlık, bıkmışlıkla birlikteyim. Ciddi anlamda derslerime çalışmam gerekiyor, rutin işlerimi eksiksiz yapmam gerekiyor, kendime vakit ayırmam gerekiyor, sevdiklerimle ilgilenmem gerekiyor...         Bir yandan hobilerime yönelmek istiyorum ama sorumluluklarım bir kenarda beklerken vicdan azabı gibi geliyor, insanı bunaltıyor. Okul kulüplerine katılmak istedim. Bunun için öğrenci işlerine gitmem gerekiyor ve tabiiki gitmedim. Öğlen yemekhane çıkışında diyanet gençlik standını gördüm. 'Bu kadarına da üşenmeyim.' dedim ve kayıt yaptırdım. Kayıt esnasında hobilerimi eksik yazdığımı da çok sonra fark ettim. Umarım çok önemli değildir.        Bloğumda başladığım serime de hız kesmeden devam etme, bir ...

TUTAMAM MISRALARI-Düşündüm

Resim
  04/10/2023(08:41-09:16)        Bana yük olan her şeyden yavaş yavaş kurtulmaya başladım. Bana iyi geldiğini sandığım fakat bütün enerjimi, mutluluğumu sömüren herkesten ve her şeyden uzaklaştım. Bunun verdiği memnuniyetle uzun süre sonra ilk defa dinç uyandım. Kahvaltıyı geçiştirmek üzere çayımı, bisküvimi aldım ve yıllardır oturmaktan bıkmadığım ders masama oturdum. Hande Mehan açtım, günlerdir dinlemeye fırsat bulamadığım şarkıyı dinlemeye başladım. Perdeyi tamamen açtım, yarım kalmış manzarayı seyrettim. Kara taştan örme eski sokak duvarı mahalle boyunca uzanıyor. Peşi sıra karşıda gördüğüm Tutamseki Camii minaresi, evlerin görünmek için çabalayan duvar ve çatıları... Ve hepsine hükmetmeye çalışan, benimle birlikte çay molası veren gökyüzü... Seyrederken yine olur olmadık düşüncelere daldım. Daha önce perdeyi o şekilde açmadığımı anımsadım. Bu mutluluğun çok uzun sürmeyeceği hissine kapıldım. Sanki memnuniyetsiz duygulara alışmışım, acılar benden uzaklaşsa ...

TUTAMAM MISRALARI-Aşkın Gözyaşı

Resim
23/09/2023 (01:38-03:06)        Yeryüzündeki her insanın gökyüzünde kendine ait birer yıldızı olduğunu hayal etmiştim.        Birbiri için yaratılan insanların yıldızları oluştukları andan itibaren iletişim halinde oluyorlar, takip ettikleri insanların her halini kendi aralarında paylaşıyorlardı. O iki insan bir araya gelinceye dek yıldızlar muhafız gibi davranıp onların kalplerine giren çıkanı kontrol ediyordu. Yanlış kişilere aşık olmasınlar diye önlem alıyorlardı. Onları zamansız duygulardan koruyor, doğru zamana saklıyorlardı. Öyle her önlerine geleni içeri almasınlar, hayal kırıklığına uğramasınlar, ne zamanlarını ne duygularını ne de kendilerini tüketmesinler, doğru insan gelince evini harabe bulmasın diye çabalıyorlardı. Nihayet iki insan bir araya gelince onların kalbini başbaşa bırakıp sonsuzluğa uğurlanıyorlardı.         Ne yazık ki insanların çoğu gökyüzüne bakmayı bilmezler. Onlara göre özgürlük kendini sevmekt...

Cimrilikten Cömertliğe

Resim
       Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Develer tellal, pireler berber iken; ben annemin beşiğini tıngır mıngır şallar iken annem beşikten düştü. Ardından kalktı, beni kovalamaya başladı. Gittik, gittik... Az gittik, uz gittik; dere tepe düz gittik. Bir de bakmışız bir arpa boyu yol gitmişiz. Derken Kaf Dağı'nın ardında, hiç kimsenin daha önce görmediği, duymadığı; kimsenin bilmediği bir ülkeye varmışız. Bu ülkenin altından güneşi, gümüşten ayı, pamuktan bulutları varmış. Ağaçları aytaşından, meyveleri ise elmastanmış. Bu ülkenin padişahının saraylar dolusu hazineleri varmış. Bu ülke adeta bir cennet gibiymiş. Ne var ki böyle cennet gibi bir ülkede bu ülkenin halkı varlık içinde yokluk çekiyormuş. Çünkü bu ülkenin padişahı çok cimri, paylaşmaktan nefret eden biriymiş.        Her su kenarında üçer karış aralıklarla bekçiler dururmuş. Bu bekçiler halka ülkenin temiz, berrak sularından içmeleri için izin vermezlermiş. ...

TUTAMAM MISRALARI - Zamanın Enkazında

Resim
20/08/2023(23:46) - 21/08/2023(15:22)      Metafizik dünya ile en güçlü bağlantımız rüyalardır. Hem bilinçaltımızda gizlenen duygu ve düşünceleri kolayca kavrayabildiğimiz bir dünya hem de Allah'ın bize mesaj iletmek için yarattığı bir araç olduğundan dolayı bazı rüyaların hafife alınmaması gerektiği kanaatindeyim.       Manevi dünyası gelişmiş birisi olarak çok sık rüya görüyorum. Tabii ki gördüğüm bütün rüyalara bir anlam yüklemiyorum. Önemli olan rüyalar bir şekilde kendini belli ediyor zaten. Bazen kendim hakkında anlayamadığım, karar veremediğim, ne istediğimi bilmediğim konuları rüyamda görüp kolayca karar verebiliyorum. Bazen gelecekte olacak olayları görüyorum. Rüya âleminde o kadar yol katettim ki lüsid rüyaları bile çok sık görmeye başladım. Beş dakikalık kestirmelerimde bile rüya görmek benim için çok kolay hâle geldi.       İki yıl önce hayatıma aylarca etki edecek bir konuyu rüyamda gördüm:      Karanlık,...

TUTAMAM MISRALARI - Sustum

Resim
18/08/2023 (02:30-03:14)      Geçmişi eşelerken fazla abartıp biraz fazla geriye gitmişim. Ne yapayım? Suçlayacak kimse bulamayınca gidebildiğim kadar gittim. Her şeyin bir tane bile olsa sorumlusu olmalıydı. Suçluları buldum bulmasına tabii. Belki onların da suçluları vardı ama bu ihtimal onları affetmem için yeterli değildi. Sonuçta suç üstüne suç eklemeyi tercih etmişlerdi. Bu durumda bana kalan tek seçenek onlardan nefret etmek, kin beslemekti... § 21/02/2022 (12:57-13:17)      Kendi hayatlarını mahvetmişler; benimkini de uçurumun kenarında, ölümle kalım arasındaki o ince çizgide bırakmışlardı. Vâroluşumla hiçliğim, benliğimle engellerim, aklımla kalbim, istediklerimle sahip olduklarım arasındaki savaşta masum bir çocuk kadar suçsuz, çaresiz... Tek yapabildiğim sabretmek. Beklemek... Neyin geleceğini bile bilmeden beklemek. Tüm hislerimi, hayallerimi, umutlarımı darmadağın eden değersizlik duygusu bir kız çocuğunun tüm dünyayı yakmasına yetebilecek güçt...

Herkese İnat

Resim
16/08/2023 (00:31-01:38)      " Ortaokulda yaşadıklarımın hiçbirini lisede yaşamayacağım." dedikten sonra daha kötülerini yaşamaya başladım. (bknz.  Nazire ) Liseye kadarki hayatımda neşeli, kolay arkadaş edinen, kibar, sosyal, en önemlisi cesur ve girişken bir insandım. Lisede ise  içine kapanık, kolay kolay iletişim kurulamayan, kendini koruduğunu düşünerek insanlara -en çok da karşı cinse- kaba davranan, en sevdiği insanlardan bile kaçmaya çalışan, bütün özgüvenini yitirmiş, en iyi bildiği şeyleri bile yapmaktan çekinen tipik bir ergen modeline dönüştüm. Bu ergenin belki de en kötü özelliği bütün asiliğini içine hapsetmesi ve öfkesini kendinden çıkarmasıydı. Maalesef uzunca bir süre bunu farkedemedim, ta ki bazı insanların bana gerçekten kırıldığını ve saygı çerçevesinde aramıza mesafe koyduklarını anlayana kadar.       Lisede de bazı ihanetleri, dedikoduları, yanlış arkadaşları görmüş olsam bile bunlar beni çok etkilemedi. Tecrübeli oluşu...