Tam 14 Şubat sevgililer gününe yaraşır bir şiir olmuş. Elbette öyle aşk olabilene, aşık olana ne mutlu, aşık olan sahip çıksın aşkına. (Bu zamanda belki gerçek aşklar zor olsa da)aşk deyince çiçeğe de aşık olabiliyor insan, kediye de...tabii bu aşk da başka türlü bir aşk...mesela ben tüm kedilere aşığım galiba :))))müziğe de aşığım, çok severim. Piyano sesine keza. Aşkla dolu günler dilerim. (Not: Galiba taslaklar azalmaya başladı:))
Evet sevgililer gününe denk gelmesi çok manidar, benim yalnız olmam bakımından da çok ironik oldu. 😂 İnsani aşkın dışında o kadar çok güzellik var ki aşkı hakeden, masum kalabilen, verdiğimiz değerin boşa gitmeyeceği... Mesela ben de gökyüzünün her rengine ve her hâline, güzel kokan bütün çiçeklere, melodisi hoş müziklere aşığım. Dinime aşığım mesala; 'Rabb'im beni seviyor!' diyerek heyecanla kalkmıştım ilk sabah namazıma. Ruhumu dinlendiren Kur'an'a bağlıyım. Bu sevgilerin tek zerresi dahi kat kat artarak geri döndü bana. Evet taslaklar azalmaya başladı. 😄 Ama bir rahat durmuyorum ki hemen yenilerini ekledim 😂 İnşallah hiç bitmesin taslaklarım. Yazmaya son hız devam. Yorumun için teşekkürler.
😂 yaaa kıyamam sen gençsin merak etme aşk bir gün kapını çalar elbet. Yeter ki, iyi huylu, merhametli, kediyi, köpeği, kuşu seven, iyi insan olsun. (GBT sine çakmadan baktır, evli olup bekarım diyenler var bu zamanda çok üçkağıtçı var)
Ya, ne güzel seni sevmesi...beni sevmiyor, annemi, babamı, hiçbir aile üyemi sevdiğini de sanmıyorum, apt. bahçesindeki kediciklerimi de sevmiyor, insanları sevmiyor, hayvanları sevmiyor...keşke sevseydi. :( Bence taslaklar bitmeden yeni yazı yazma:))))
Mutlaka bulacağım doğru insanı; kim bilir nerde, ne zaman, nasıl. Ama bulacağım biliyorum. Çok iyi tanıdığım, güvendiğim, sevdiğim biri olacak inşAllah. Taslaklar azalıyor çok şükür. Ama yenileri de yazmadan duramam. Güzel gidiyorum şu an. :))
28/07/2023 (00:39-01:10) Yazar yazı yazmaya küser mi hiç? Ben küstüm. Sanki lisanını unutmuş bir millet gibi, sanki ahraz olmuş gibi, sanki duygularım yersiz yurtsuz kalmış gibi küstüm hem de. Öyle bir küsmek ki aylarca kalem almadım elime. Ne yazdım ne de konuştum. Sadece sustum. Yazı yazmanın da inzivası olurmuş. İnzivaya çekildim. Şiir yazmadan önce günlük tutuyordum. Günlüğün insan gelişimine katkısı tartışılmaz bir gerçektir. Basit hayatıma bir renk katmak istedim. Normal günlüklerden farklı olan yanı yaşadığım olayları değil de sadece nasıl hissettiğimi yazmaktı. Önsöz de de dediğim gibi en yakınıma bile çoğu zaman 'derdim var' diyemem. Ben de o günlüğü kendime arkadaş edindim. Ne zaman daralsam, bunalsam ona koştum. Gizli saklı yazılar yazdım. Mutluluk herkesle paylaşılır, günlüğe sadece kötü hissettiğim zamanlar yazdım. Hep anlatılan süslü püslü, özendiğim o güzel günlüklerden bile değildi. Fazladan alınan bir okul defteriydi. Bas...
08/08/2023 (03:33-04:29-05:14-07:02) İnsanın yaşamak için sebeplere ihtiyacı vardır. Bazıları yaşamayı severler, bazıları sevdikleri için yaşarlar, bazıları da sevildikleri için yaşarlar. Bazı insanlarınsa yaşamak için pek bir sebebi yoktur aslında, zorunda oldukları için yaşarlar. "Yaşamak istemiyorum." diyemezler. "Yaşamak zorundayım." derler. Bu insanlar bir yere tutunmaya çalışır. Bazen bir insandır bu, bazen hayvan, bazense cansız bir nesne. Hatta bazıları sadece hayallere tutunur. Güya bir gün her şey düzelecekmiş. Hadi oradan? Nerede görülmüş? Olmayacağını kendisi de çok iyi bilmesine rağmen tutunmaya çalışır. Bazen insanların arasında görünmezmiş gibi gezinirler, bazen gereksiz detaylara takılıp zaman geçirirler-bu detaylar zihindeyse zaman da zihni çürütür tabi-. Bazıları vardır hayvanlarla böceklerle konuşur-Hani duyunca garipsediğiniz, o kadar da değildir dedikleriniz... Evet, onlar gerçekten varlar.- Bazıları saatlerce uyur. Bazı...
Çığlık çığlığa rüzgardır kapımı aşındıran Belki de hâlâ unutamadığım suretindir Uçurum kenarında çırpınan İhtimaller dolusu yüreğimdir Nefesimin ucunda kıvranan Tekrar tekrar başa sarılan Onulmaz aşkın mıdır? Sanmam Hasret türküsüdür beni uykularımdan çalan Çilekeş olmak zorunda mıdır yalnızlar? Peki, hep mi özler aşıklar? Kuş konmaz mı gözlere Sabâ makamına dek? Olmamalı karamsarlık uykusuzluğa denk Korkarım bu gece de ulaşamam Ne yarınıma ne de sana ...
28/07/2023 (00:08-01:06) Tutamam Mısraları... Yaklaşık iki hafta önce uykuya dalmadan evvel kendimle yaptığım münakaşa sonucu aklıma gelen ve nazım-nesir karışık yazacağım bu seriye başlama hevesine beni sürükleyen cümle. Kendimle yaptığım münakaşadan size bahsedip neden böyle bir seri yazdığımı kısaca anlatmak istiyorum. Aslında ben her şeyi kısaca anlatmak istiyorum. Uzun uzun betimlemeler, daha önce duyulmamış etkileyici tamlamalar ve kelimeler elbette edebiyat severlerin vazgeçilmezidir. Yakın çevremdeki okuyucularım benim uzun yazılarımı severler. Özellikle öğretmenlerim edebiyat ödevlerimi merakla beklerler. Ben de çok severek ve özenerek yazar, güzel bir ürün çıkarmak için çabalarım. Her ne kadar uzun yazıları; kompozisyonları, öyküleri, romanları vs. çok sevsem de ruhumun kişiliği şiirdir. Şüphesiz her sanatçının en önemli gayesi içinde bastırdıklarını bir şekilde anlatmaktır. Ben de kendimi şiirle daha kolay ifade ettiğimi düşünüyor...
Yalnızlığıma kelepçe vuruldu Bir darphane kapısında Sinek dörtlüsü parçalıyor bedenimi Uykusuz yatağımda Her parça yeni bir beden Her beden esir Her esir bir bedel Ruhlar beliriyor yanımda Bilinmezlik içinde damlalardan Eşlik ediyorlar arayışlarıma Bir gezgin Üzerine basarak bedenlerin Topluyor birer birer ruhları Duymaktan korktuğum melodiler Rahatsız ediyor varlığımı Ellerim kaleme sarılıyor ansızın Ve neden sonra vazgeçiyor yaşatmaktan Sabahın özleminde geceleri Biliyorum Yükselişe mânâ değildir Her adımda eksilmek Yine de vazgeçiyorum Benliğimi yitirdiğim arayışlardan Gün doğacak bir müddet sonra Ve ben yine bekleyeceğim Çaresiz Bir yolcunun gelişini ... 02/01/2022 (22:48) 07/12/2022(03:05-18:32 )
12/08/2023 (02:50-02:55) Duydunuz mu? Aya ayak basılmış. Dünyada adım atacak yer yokmuş. Duydunuz mu? Mars’da yaşam bulunmuş. Dünya yaşanacak yer değilmiş. Duydunuz mu duydunuz mu?! İnsanlar uzaya taşınacakmış. Dünyada kirletecek yer kalmamış.
02/08/2023 00:53-01:30 Ortaokuldan mezun oluşum çok garipti. Ortaokul hayatım da çok normal sayılmaz tabi. Herkes birbirinden ayrıldığı, belki de bir daha görüşemeyecekleri için ağlarken ben sadece karnemi alıp gitmenin derdindeydim. Öğretmenlerime saygım, sevgim sonsuzdu. Fakat sosyal hayatımda yaşadıklarım bugün bile atlatamadığım travmalara sebep oldu. Sınıf arkadaşlarım birbirleriyle vedalaşıp ağlarken ben öğretmenlerimle vedalaşıp koşa koşa eve gittim. Sadece ortaokul bitmemişti. Yaşadığım anlamsız olaylar, zorbalıklar, yalanlar, iftiralar, çocukluğun lanetli aşkları, zor günlerimdeki güler yüzünü iyi günümde göremediğim insanlar, kursağımda bırakılan güzel anılarım, başarılarımın ardından yarım kalan sevinçlerim... Hepsi bitmişti. Bütün bu olanlar bir daha yaşanmayacaktı. Lisede yeni bir hayata başlayacak, yeni bir çevre edinecek, benimle aynı düşüncede olan insanlar tanıyacaktım. Her şeyden önemlisi ortaokulda yaşadıklarımın hiçbirini lisede yaşamayacak...
Erciyes'e yağan kar insanların derdini örter Muhafızıdır etrafında irili ufaklı tepeler Muhafızların eteklerine taşlar yuvarlanır Kimisi büyüktür; yıkar geçer Umrunda olmaz hiçbir şey Kimisi küçüktür; fark edilmez bile Herkesten gizler kendini Ne yaşarsa içinde yaşar Küçüktür ama içine koca bir dünya sığar Bu taşların tozları ufalanır insanların yüreğine Bu tozlarla kaplanır Kayseri'nin kalbi Bu tozlar, bu taşlar, bu tepeler, şanlı Erciyes! Hepsi Kayseri'nin toprağı Bu toprak kimi zaman fırtına olur Kurutur her bir yaprağı Kimi zaman serilir yere Başüstünde taşır geleni Yeterki umutsuzlukla kaybolmasındı Yalnızlıkla dost olmasın İhanete uğramasın Kalpler kırılmasındı Tek derdi kötülük olmasındı Her bir kötülükte Bir kar tanesi erir Erciyes'in tepesinde Bu toprağın tek derdi Erciyes'in karı erimesindi ... 14/05/2021 (01:00-?) 14/08/2023 (00:55-01:01) Fotoğraflar: 2007 Yılı Hacılar Fotoğraf Sergisi
16/08/2023 (00:31-01:38) " Ortaokulda yaşadıklarımın hiçbirini lisede yaşamayacağım." dedikten sonra daha kötülerini yaşamaya başladım. (bknz. Nazire ) Liseye kadarki hayatımda neşeli, kolay arkadaş edinen, kibar, sosyal, en önemlisi cesur ve girişken bir insandım. Lisede ise içine kapanık, kolay kolay iletişim kurulamayan, kendini koruduğunu düşünerek insanlara -en çok da karşı cinse- kaba davranan, en sevdiği insanlardan bile kaçmaya çalışan, bütün özgüvenini yitirmiş, en iyi bildiği şeyleri bile yapmaktan çekinen tipik bir ergen modeline dönüştüm. Bu ergenin belki de en kötü özelliği bütün asiliğini içine hapsetmesi ve öfkesini kendinden çıkarmasıydı. Maalesef uzunca bir süre bunu farkedemedim, ta ki bazı insanların bana gerçekten kırıldığını ve saygı çerçevesinde aramıza mesafe koyduklarını anlayana kadar. Lisede de bazı ihanetleri, dedikoduları, yanlış arkadaşları görmüş olsam bile bunlar beni çok etkilemedi. Tecrübeli oluşu...
Tam 14 Şubat sevgililer gününe yaraşır bir şiir olmuş. Elbette öyle aşk olabilene, aşık olana ne mutlu, aşık olan sahip çıksın aşkına. (Bu zamanda belki gerçek aşklar zor olsa da)aşk deyince çiçeğe de aşık olabiliyor insan, kediye de...tabii bu aşk da başka türlü bir aşk...mesela ben tüm kedilere aşığım galiba :))))müziğe de aşığım, çok severim. Piyano sesine keza.
YanıtlaSilAşkla dolu günler dilerim.
(Not: Galiba taslaklar azalmaya başladı:))
Evet sevgililer gününe denk gelmesi çok manidar,
Silbenim yalnız olmam bakımından da çok ironik oldu. 😂
İnsani aşkın dışında o kadar çok güzellik var ki aşkı hakeden, masum kalabilen, verdiğimiz değerin boşa gitmeyeceği...
Mesela ben de gökyüzünün her rengine ve her hâline, güzel kokan bütün çiçeklere, melodisi hoş müziklere aşığım.
Dinime aşığım mesala; 'Rabb'im beni seviyor!' diyerek heyecanla kalkmıştım ilk sabah namazıma. Ruhumu dinlendiren Kur'an'a bağlıyım. Bu sevgilerin tek zerresi dahi kat kat artarak geri döndü bana.
Evet taslaklar azalmaya başladı. 😄
Ama bir rahat durmuyorum ki hemen yenilerini ekledim 😂
İnşallah hiç bitmesin taslaklarım. Yazmaya son hız devam.
Yorumun için teşekkürler.
😂 yaaa kıyamam sen gençsin merak etme aşk bir gün kapını çalar elbet. Yeter ki, iyi huylu, merhametli, kediyi, köpeği, kuşu seven, iyi insan olsun. (GBT sine çakmadan baktır, evli olup bekarım diyenler var bu zamanda çok üçkağıtçı var)
SilYa, ne güzel seni sevmesi...beni sevmiyor, annemi, babamı, hiçbir aile üyemi sevdiğini de sanmıyorum, apt. bahçesindeki kediciklerimi de sevmiyor, insanları sevmiyor, hayvanları sevmiyor...keşke sevseydi. :(
Bence taslaklar bitmeden yeni yazı yazma:))))
Mutlaka bulacağım doğru insanı; kim bilir nerde, ne zaman, nasıl. Ama bulacağım biliyorum. Çok iyi tanıdığım, güvendiğim, sevdiğim biri olacak inşAllah.
SilTaslaklar azalıyor çok şükür. Ama yenileri de yazmadan duramam. Güzel gidiyorum şu an. :))