Yeni Oda
28/03/2026 (18:57-21:07-22:38)
Aynadaki yabancı yansımam ve beni izleyen yaşlı adam rüyalarından sonra epey korkmuştum. Artık dinlenmek amacıyla gözümü dahi kırpamıyordum. Uykuya dalacağım anda panik olup uyumamak için direniyordum. En son yatağın içinde otururken düşündüm taşındım ve "Bu böyle olmayacak. Sabaha daha çok var. Benim kendime bir uğraş bulmam lazım." dedim. Telefona bakmak işe yaramıyor, kitap okumak için yeterince dikkatim yok, ders çalışmak da zahmetli geliyor. O zaman bir şeyler karalama vakti geldiğini düşündüm. Artık kaçışım yoktu. Yazacaktım. Daha önceden günlük olarak kullandığım ve sonrasında sayfalarını yırtıp yaktığım, fazlalık okul defterime bknz. bir şeyler yazmak istedim. Uzun uzun yazasım yoktu. Açıkçası detaylı ve açık sözlü yazılar da istemiyordum. Bir farklılık yapıp benim için yeni bir başlangıç olmasını umut ederek şiir yazmaya başladım. Basit ilkokul yazılarımdan sonra ciddi anlamda yazdığım ilk şiirim Yazarsın'a bknz. başladım. O gece kendime yeni bir nefes kapısı araladım. Beni hayal dünyamın korkunçluğundan koruyacak, o hayallere yeni ve güzel görünen bir boyut kazandıracak olan yolu keşfettim. Şiirin bir kısmını yazdım ve sonrasında huzurlu bir uyku uyuduğumu düşünüyorum.
Uyku felçlerim uzun zamanlar devam etti. Hâlâ nedenini bilmiyordum. Ne olduğunu bile o zamanlar anlamıyordum. Karabasan olarak tanıyordum. Ve herkesin anlattığı o üzerime çöküp nefesimi kesen varlığı hiç görmedim. Öyle bir şey olmadığından çok emindim. Bu süreçte namaza başladım. Belki de sabah ezanlarına kadar bekleyişimin hayırlı bir amacı vardı. Çok korkunç rüyalara biraz mola vermiştim ama yine de uyumak benim için külfetti. Karanlıkta da duramıyordum. Bu tür travmatik durumlarda mekan değişikliğinin iyi geleceğini öğrenince anneme söyledim. Zaten oda değişikliği yapmayı düşünüyor, emin olamıyordu. Bunun üzerine odalarımızı değiştirdik ve oturma odasının yanındaki odaya biz geçtik. Orada da yatağım sağda ve duvara bitişikti. Başucumda sağda ve solda iki pencere ve yine sağda ayak ucumda bir pencere vardı. Ders masam da ayak ucumda, pencere önündeydi. Sandalyem ise yeni aldığımız krem kumaş döşemeli bir sandalyeydi. Sol tarafta da yine kardeşlerimin ranzası vardı. Odanın kapısı da sol çaprazımda, gözümün önünde kalıyordu. Bu değişikliğin bana iyi geleceğini düşündüm.
Bir süre iyiydim. Sadece uyku felçlerim ve kramplarım oluyordu. Buna artık alışmıştım. Hayatımın bir parçası olmuştu. Zaman zaman ağlayarak ve bağırarak uyanıyordum. Bağırınca uykudan uyandığımdan emin oluyordum. Annemin 'Kızım burdaki evler birbirine çok yakın. Komşular duysa çok ayıp olur.' gibi uyarıları benim için çözüm olmaktan çok uzaktı. Babamın muska yaptırıp getirmesi de beni çok güldürmüştü. Bunlar yerine dua etmek bana daha mantıklı geliyordu ve kesinlikle daha faydalıydı.
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınız kendimi geliştirmeme yardımcı olacaktır. :)