Lüsid Rüyalar

  28/03/2024 (01:12-01:29-02:30)

       Araştırmalarım sonucunda karabasanın aslında uyku felci olduğunu, rüya yönetiminin de lüsid rüya olduğunu öğrendim. Böylelikle rüya âlemini benim için korku diyarı olmaktan çıkarıp bir eğlence parkına dönüştüreceğini umut ettiğim lüsid rüyaları çokca denemeye başladım. Bu konu hakkında çekilen birkaç filmi izledim. 

       İnception'dan çok katmanlı rüyalar olduğunu, rüyada olup olmadığımızı anlamak için kendimize ait sadece bizim bildiğimiz bir nesneye ihtiyacımız olduğunu, canımız yanınca uyanabileceğimizi öğrendim. Kendime ait bir nesneyi saçma buldum. Gerçeklik algımı kaybetmekten korksam da hiçbir zaman rüyada kendimi bir yerden aşağı atmadım. Ben zaten bağırınca rüyada olmadığımı anlıyordum. Çok zor durumda kalırsam da rüyada besmele çekip uyanıyordum. Rüyaları yönetirken peşime takılan kişilerin sebebinin onların benim farkındalığımı anladıkları olduğunu öğrendim. 

       Bu film sayesinde çok katmanlı rüyalarımı da sonunda anlamlandırmıştım. Çünkü daha önce farklı katmanları da deneyimleyip delirdiğimi sandım. Neyse ki normalmiş. Bu rüyaların birinde, ikinci katmandayken her şeyi çift görmüştüm. Annemden ve abimden iki tane vardı. Böylece rüyada olduğumu anlamıştım. Ben bunu fark edince üzerime gelip korkutarak uyandırmışlardı. Uyandığımı sandığımda yani birinci katmana geçtiğimde de her şeyden bir tane vardı. "Rüyada değilsin. Bak, her şey normal." diyerek beni kandırmışlardı. Ev ortamım olduğu için ben de inanmıştım.

       Daha lüsid rüya hakkında bir bilgim yokken de çok katmanlı bir rüya gördüm. Defalarca uyanıp duvardaki saate bakıp saatin 11 olduğunu görmüştüm. Belki beş-altı kere uyanmıştım. 'Nasıl olur da zaman hiç ilerlemez? Biraz önce de saat 11'di. Beş dakika bile geçmemiş mi?' diye şaşırmıştım. En son uyandığımda duvarda saat olmadığını gördüm. Evet gerçek hayatta duvarın orada, kapının üstünde bir saat yoktu. 'Sonunda uyandım' dedim ama bu da rüyaymış. Başımı yastığa koyar koymaz uyandım. En son uyandığımda yataktan kalkıp gerçeklik algımı kaybetmemek için uyumamıştım. Aylar sonra ingilizce dersinde okuduğumuz Voodoo bebeği de beni epey şaşırtmış, bu rüyadaki hâlimi tıpkı bu kitabın final sahnesine benzetmiştim.

       Şu an adını hatırlamadığım başka bir filmden de parmaklarımızın şekline ve sayısına bakarak rüyada olduğumuzu anlayabileceğimizi öğrendim. Eğer rüyadaysak parmaklarımızın şekli bozuk ya da sayısı farklı olabiliyormuş. Öğrendiğim günden itibaren parmaklarıma bakarak lüsid rüya farkındalığı yaşadım. Çok uzun bir süre de bu yöntemi kullandım. 5-6 ay önce bu yöntemin de vâdesini doldurdum. Rüyamda parmaklarımın sayısı ve şekli çok normaldi. Rüyada olduğumu anlamamıştım. Uyandığımda bir dahaki rüyada ayak parmaklarıma bakmayı hedefledim. Bir seferlik işe yaradı. Rüyada olduğumu nasıl anlayacağım konusunda endişeliydim ama buna gerek yokmuş. Kendimi kontrol edip uçabildiğim sürece rüyada olduğumu anlıyorum. Özel bir belirtece artık ihtiyaç duymuyorum. Aynı filmden ve başka okuduğum kaynaklardan astral seyahat hakkında da bilgi edindim. Hâlâ bana imkansız gelen bir durumdur. Rüyada istediğimi yapıyor, oradan oraya uçuyordum. Çoğu zaman rüyamı kontrol etmeme rağmen rüyamda ne yapacağımı bile bilmiyordum. 

       Rüyadaki o gezintinin tamamen zihinsel olduğuna, gerçek hayata bir yansıması olmadığına inanıyorum. Arafta kalmak diye de bir şey olduğunu hiç sanmam. Rüyalarımızı belirli bir noktaya kadar yönetebiliriz ve bu sadece rüyalarda kalır. Sonra gerçek hayata döneriz. Her şeyin bir sınırı vardır. 

Yorumlar

En Çok Okunanlar

FAZILCA

TUTAMAM MISRALARI - Yazarsın...

TUTAMAM MISRALARI - Son Damla

Onulmaz Aşk

SIRADAKİ ŞARKI ÖLÜM DANSI #R

TUTAMAM MISRALARI - Önsöz

Duydunuz mu¿

TUTAMAM MISRALARI - Nazire

Erciyes'in Karı Erimesin

Herkese İnat