Kayıtlar

Basit Şeyler

Basit şeylere çok müsaitim:      Basit ama zarif cümlelere           Basit ama ince hareketlere                Basit ve hoş birkaç güfteye... İçinde ima olmayan, basit birçok şeye Müsaitim... 03/06/2026 (01:28-00:30-01:54-01:55)

Bir Seni Bilirim

Şimdi hangi şehirdesin  Dudağında kimin ismi hecelenir bilmem Kaç gece uykusuz kalacağım Kaç takvim yaprağı yırtacağım bilmem  Ben bir seni bilirim bir de Güneşte kırmızıya çalan gözlerini  Ben bir seni bilirim bir de Bir de... 09/02/2026 (12:05-12:08)

N'aptın!..

Resim
       Benim ona sormaktan korktuğum soruyu o bana sordu:  - N'aptın? - İyiyim abla. Sen n'aptın?        İşkencelerle yozlaştırılmış bakışlarını kaçırarak, dudaklarını yarım hareket ettirerek: - N'apıyım, uğraşıyoruz işte...        Yalandan da olsa 'iyiyim' demeye cesareti kalmamış. Beyaz gül misali yüzünde bir çift göz korkarak uzağa kaçtı. Kendini bozuntuya vermeden işine devam etti: - Anne, bir torba daha versene ordan! ... (Lisede kullandığım defterimden. Devamını yazmaya cesaret edememiştim. O abla şimdi çok iyi, Elhamdülillah!)

Mazi

Resim
Şimdi nerede bulurum seni bilmiyorum  Hangi köşe başında hangi kaldırım taşında  Tanır mı seni adını sorsam yaşlı adama  Hatırlar mı yüzünü yorgun kestaneci Hangi sokakta hangi evde hangi odada Seslenir şimdi dudakların hangi kadına Yağmurun sesi avutur ahraz gönlümü  Hangi heceden seslenir gün dönümü  Damlalar hangi küskün dereden dökülür Ya, sen hangisinden akacaksın içime?  ... 18/04/2026 (14:41-14:44) 20/04/2026 (03:10-03:19)

Müraî

Resim
Sidar-ı çevgânına kimin elini değdirdin  Kimin yüzünde gezinir gâmze-i müjgânın  Ne için beni nebzeyledin feryâd-ı gama  Kimin uğruna vefâ-dârını mahveyledin  ... 20/03/2026 (01:57-02:20) 27/03/2026 (01:43) 21/04/2026 (01:54-Müraî)

Lütfen Biraz Sessizlik!

Lütfen biraz sessizlik! Ravza-i şulemde gün doğmadı daha  Lütfen biraz sessizlik! Hiç saygınız yok mu şebnem konmuş yaprağa! Hakikatin düşlerle çarpıştığı noktada  Bir bekçi beliriyor hissetme kimsesiz  Şimdi sessizlik konuşur biz dinleriz  Kapat gözünü karanlığın ardında  Değmesin kulağına bu puslu dünya  Yakıcı rüzgarı en derinden soluduğunda  Anlayacaksın nasıl kurur yaprak dalında  Nasıl yeşerir bahar geldiğinde bir daha  Yere düşen her tohum kök salar mı toprağa  Kaç tanesi çürür kaçı küser bu yağmura? Her zerre buhar olup uçtuğunda  Dereler çağlar mı yine böyle arsızca  Şıvgın verir ağaçlar toprağı doyarsa Dur demezsen nefsin hevâsına  Kalır mı tazecik dalda yeşil çağla? Yeşimce bir hayale göz kırpar dönersin  Yetinmezsin âlem bana dardır dersin Sîne-i cihânda bir pembe goncasın  Işığı görsen yaprak yaprak açarsın Çiğdemler bekler sen solacak mısın? 09/03/2026 (06:47-22:09) - 10/03/2026 13:40 13/04/2026 (02...

Annem

Resim
Anne, sen benim gökyüzümsün...  Gökyüzünün yedi katmanı olduğunu ve bebeğin içinde bulunduğu zara kadar anne rahminin de yedi katman olduğunu öğrendiğimden beri, anneme gökyüzüm diyorum. Haberi yok ama o benim gökyüzüm... ♡

Sevmek Yetmiyor

Resim
Öyle kuru kuruya sevmek yetmiyor bayım Önce nefes nefese                     koşacaksın yokuşta                                  dolu dizgin rahvanlar gibi Her solukta adını                      adını haykıracaksın                                  başka çaren yokmuş gibi  Öyle sevdim demekle olmuyor bayım  Damla damla akacak                      damarlarında meşk                                  kana susamış gibi  ... 09/03/2026 (19:35-19:43)

Aşk-ı Zülâl

Resim
Yusuf'dun beni kör kuyulara attın  Nûr-u didârından mahrum bıraktın  Mektum bir irtiâş içindedir her zerrem  Ateş-i süzânda sabrım ile yandım Zehr-i hasret akar dağ-ı derûnumdan Gönlümü on yerinden dağladın  Lütf-i didâr için telehhüptedir şerâyin-i tenim Bir aşık-ı lâl olur çıkarım bu yangından  Bu âşk-ı memnûnun püşt-i nârı sendendi Dil-rûşenime gubâr-ı mâsiyet kondurdun  Maksadım seni eflatuna boyamaktı  Aşk-ı zülâlime afif bak ne yaptın? 26/02/2026 (07:17-09:47-09:52-10:02 )

Hangimiz Mutlu?

Resim
  25/02/2026 (04:10-04:12-05:02) Onlar hep çocuktu, ergendi, gençti, cahildi; ben de hep akıllıydım. Onlar hep özgürdü, ben hep kafesteydim. ✨ ... Kız Çocuğu - Tutamam Mısraları ✨ ... Sustum - Tutamam Mısraları

Dil-i Mecruh

Resim
En sonunda yine kalacaksın yalnız  Herkesten uzak, çorak topraklar gibi ıssız  Günleri sayacaksın günler ki İlk yediğin tokat kadar korkunç ve acımasız  Gelmeyecek ne yolu şaşmış bir yolcu Ne gönül sızın çalacak kapıyı ansızın  Ne anne sütü kokacak bir bebenin ağzında Değmeyecek sinende kor gibi yanan ateşe su Bî-vefâ görmez seni olursun heba Sahipsizdir lisanı konuşur fütursuzca  Çatal dili yaralar bağrını şerha şerha  Bakmaz bir daha ardına kalırsın dilpâre  Süslenir Füruzân'ım mesut olur bir nâ-âşinâ  Kan damladı yaprağa payimâldir varak-ı beyza Meylederim görsem onu hicrân-ı ebedide Safiyeti kalmadı lâyâd olur sırr-ı süveydâ 19/02/2026 (01:32-03:10) 24/02/2026 (06-33 - 06:45) ( nâ-sezâ  / sırrı süveydâ)

ACİL BİR OYLAMA !

Merhaba arkadaşlar bir konuda çok kararsız kaldımmmmm... Bana yardımcı olur musunuz? Bir şiir seslendiricisinin düzenlediği şiir yarışmasına katılmak istiyorum. Son gün 14 Şubat. Ama en fazla sekiz dize kısıtlaması varmış. Ben şiirlerimden küçük derlemeler yaptım ve seçim yapamadım.  Sizce hangisi daha güzel? Sükût İnsan koşar koşar da yetişemezmiş kendine Çaresiz kaldığımda öğrendim  Her kanat çırpan uçamazmış Yükseklerden düşünce öğrendim  Kalbi attıran nefes değilmiş  Aşk nefesimi kesince öğrendim  Gönül dediğin tahtırevanmış  Dengemi bozduklarında öğrendim  Aşk Gökyüzü mavisiz de güzel olabilir  Ve deniz de dalgasız  Ama ne insan anlamlıdır aşksız  Ne de çiçek kokabilir yapraksız Bulut Şimdi ben yağmur yüklü bir bulutum Hangi gökyüzüne gitsem kovuldum Dünya döndükçe ben yoruldum Dünya susadıkça ben ağladım Suskundu toprak Suskundu bir kalp Ben ağladıkça ağladım Sevginin Özü  Anmasın o yar beni Adımı dahi bilmesin Olur da karşıla...

Epstein Hakkında

Resim
 مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَؕ ﴿43﴾ 43. Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de. (Mü’minûn 23/43) 07/02/2026 (21:37 - 22:32 - 22:48 - 23:51)        Bu konu hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki aynı zamanda da insan ne diyeceğini bilemiyor. Herkesin öve öve bitiremediği, biz de onlar gibi olalım diye yırtındığı batı işte tam olarak bu. Medeniyet bütün batı toplumlarına İslamiyet ile gitmiştir, bunu araştırıp gerçekliğini detaylarıyla ve ispatlarıyla görürüz ama konu şu an o değil. Konu bu insanlıktan, vicdan, merhamet gibi bütün ahlaki sıfatlardan yoksun yaratıkların bozuk zihniyetleri. Düşmanımız olsa dahi birinin başına bir kaza gelse içimiz titrerken bu vahşilerin yaptıkları akıl alır gibi değil. Üstelik de o masum savunmasız çocuklara! Gerçi onların meziyetsizliğidir zaten savunmasız olanın tepesine çökmek, zulmetmek.         Kaç gündür uykularım kaçtı, boş kaldığım her an o m...

Ağlamak Yok

Resim
Ağlamak yok bu gece ağlamak  Ağlama sus yüreğim ağlama  Gidene yakışan ardına bakmamak Ağlamak olmaz kapıyı kapatıp  Çok oldu unuttum adını  Ağlamak yakışmaz geçmişe aldanıp  Yok olmaz bir daha güvenemem  Aynı yarayı iki dikiş tutmaz ki Ağlamak yok bu gece ağlamak Ağlamak yok yüreğim ağlama Sevgiye yakışan onurlu bir yaşam Savaşın ortasında tek kalamazsın Sevgisiz de yeşerir insan  Bakma ardına o karaçalı Kuru dallara tutunma bırak  Saçlarına çiçekler takamaz ki Sevmek öyle onursuz mu Veda et değerini bilmeze Gidene yakışmaz sil yaşını   Ağlamak yok bu gece ağlamak  Ağlama sus yüreğim ağlama  Gidene yakışan ardına bakmamak Ağlamak olmaz kapıyı kapatıp  04/11/2024 (16:00 - 16:40)

Biraz Sussa İyi Olur

Resim
  Çok konuşanın, özü az olur.  1/02/2026 (08:28) Bazen işler o kadar çok kontrolden çıkıyor ki, insan o kadar kapılıyor ki akışa hiç istemediği bir konumda buluyor kendini. Onca şeyle başettiği yetmezmiş gibi bir de haddi olmayan insanlardan nasihat dinliyor: Yalancıdan dürüstlük nutukları, duygusuzdan sevda hükümleri, zihniyeti bozuk olandan insanlık dersi, tembelden çalışma tüyoları, saygısızdan özgürlük ve sınır beyanı, kompleksli ve egolu birinden özbenliğin önemini, ömründe beş rekat namazı bir gün olsun kılmamış birinden dinin ne olduğunu, bir bebeği doya doya koklamanın safiyetine erişmemiş varlıktan merhamet dersi, orda burda insanlara umut verip ortada bırakandan şeref ve haysiyet rehberliği, kimsenin bilmediğini marifet sanandan ahlâ k sözleri... Daha neler neler var ki sahip olmadıkları sıfatları büyütüp büyütüp gözümüze dayatıyorlar.  Zaten en çok neyden bahsederlerse bilin ki  noksanlıklarını gizlemek istiyorlar.  02/02/2026 (02:29-02:43)

Letâfet Yağmuru

Resim
  Güzel şeyler, sakince gelir...  26/01/2026 (14:41)      Bugün fark ettim ki hayattaki güzellikler her zaman bir zorluğun ardından gelir  ve sakince gelir...      Önce sabrımızın son damlasına kadar mücadele ederiz. Elimizden geleni yaptıktan sonra da sadece bekleriz. Allah'ın nasibimize yazdığını, kaderimizde olanı bekleriz.  Belki bu kadardı hikayemiz,  belki de yeni başlangıçlar yaşayacağız...       Her şeyi kabullendiğimiz, ne olacağını tam olarak kestiremediğimiz;  yine de iç dengemizi kurduğumuz o huzurlu bekleyişte...      Fırtına sonrası...      Sakince gelen bereket... 27/01/2026 (00:48 - 00:56)

Cezir

Resim
Henüz tatmadım bir damlanın yüzümde nasıl kıvrıldığını  Kar tanesinin dilimde eriyişini hissetmedim  Görmedim gün doğarken bir serçenin gidişini  Ve sevmedim hiç güneşin en tepeye gelişini  Ay dayanmış şimdi fecrin eşiğine  Henüz düşmemişken gölgen denize  Yeni düşler kuruyorum bir gün geleceksin diye  Kıyıya yaklaşan tekneye nerden geldiğini sormadım  Fark etmedim yağmurun ne zaman başladığını  Takmadım hiç günlerin art arda sıralanışını Hangi mevsimdeyim takvime bakmadan bilemedim  Günler eskidikçe dökülen yaprağı tanırım  Çatlaklardan sızmış o gelinciği de Köpük köpük gelen öfkeli suları bilirim  Ben ceziri beklerim Boğuşmadım hiç denizdeki dalgayla  Anlamadım akan su nasıl bulur yolunu  Nasıl memnun olur ırmak döküldüğü denizden  Hiç şikayet etmez mi çiçekler açtığı bahçeden  Papatyalar anlaşır mı yaban otlarıyla  Hakkım yoktu fırtınaya karşı durmaya  Münzevi bir bekleyiş takındım  Usulca ...

Âtideki Hayaller

Acemi zamanlarım...;)  O gitti ben de unuttum sanmıştım Uyandım yanımdaydı Elimi uzattım Dokunmak istedim Önce saçları Sonra gözleri Ardından dudakları Bütün bedeni yavaş yavaş Uçtu gitti ellerimden Benim toz bulutu olarak gördüğüm Biriciğim Toz pembe hayallerimi de aldı Göğe doğru süzüldü Bensiz bir özgürlük seçti Bulutların arasında kaybolmak istedi Hayalini bile çok gördü bana Eğer vurmamış olsaydı gurur kelepçelerini Bu zayıf bileklerime Dayanabilir miydim bana seslenişlerine Koşar gelirdim Ki kurtarırdım da onu Özgürlük sandığı bilinmezlik kafesinden Şimdi o mahsur Benimse yapabilecek yok bir şeyim Âtideki Hayaller Ahirete kaldı sevdiğim  ... 13/05/2021/Salı #NMBAL Bahçesinde

Gökkuşağı

Resim
  Uzun zamandır siyah beyazdı dünyam Özledim gökkuşağının renklerini Gökkuşağı yalnızca birkaç damla su Ve biraz gün ışığıdır Gözlerimi bulut yaptım Biraz yağmur yağdırdım Özleminden solmuş yüreğime Şimdi gün ışığını beklemekteyim Bırakıp gittiğin sonsuz gökyüzünde ... 17/05/2021/Pazartesi (12:00-?)

Kızıl Taşlar

Resim
  Bir kez daha olmuştu bu Karanlık bir beden Adım adım Küçülmüştü gözümde Bir servi daha Kaybolmuştu Kızıl taşlar üzerinde ... 06/10/2021 (15:41)

Fiyakalı Tokat İzi !

Resim
  29/08/2025 (23:36-23:49)        Yağan yağmura aldırış etmeden koşuyordu. Bir kenarda sakince beklerse eve geç kalırdı. Işıklarda beklerken karşı caddeden otobüsün gittiğini gördü. Sonraki otobüs bir saat sonraydı. Yayalara yeşil yandı ve bu güzel hanım mağrur adımlarla geçti karşıya. Neyseki yağmur gözyaşını gizledi, kimse fark etmedi ağladığını. Durakta beklerken bir grup genç bakışıp gülüşüyor, alaycı tavırla suratına bakıyorlardı. En sonunda şaşkın bakışlarına dayanamayıp birisi atladı ortaya: - Abla makyajın akınca çok fiyakalı olmuş yüzün. Rengarenk açmışsın¡         Hepsi birden gülüştüler. Önce telefondaki yansımasına baktı. Sonra kolunun tersiyle kalan makyajını da sildi. Gençlere döndü: - Nasıl? Şimdi daha güzel oldum mu? dedi.         Tükenmiş  kadının karşısında oluşan âni sessizlik, gecelerce yutulmuş çığlıklarla doluydu... 

Makrokozmos-Mikrokozmos / Fenâfillâh-Bekâfillâh

 - Kur'an'ı Kerim'de bahsedilen insanın üzerine yaratılmış yedi yol nedir? Gemini:  Kur'an-ı Kerim'de bahsedilen ve genellikle insanların üstünde yaratıldığı şeklinde ifade edilen "yedi yol" (seb'a tarâ'ik) ifadesi, Mü'minûn Suresi'nin 17. ayetinde geçmektedir: "Andolsun, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz yarattığımızdan gafil değiliz." (Mü'minûn, 23/17) Tefsir (Kur'an yorumu) alimlerinin büyük çoğunluğuna göre bu ayette geçen "yedi yol" (seb'a tarâ'ik) ifadesinden kastedilen, yedi kat gök yani yedi sema tabakasıdır. 📚 Tefsirlerdeki Başlıca Yorumlar  * Yedi Kat Gökyüzü (Yedi Sema):    * Bu, tefsirlerde en yaygın ve baskın görüştür. "Tarîk" (yol) kelimesi, üst üste tabakalar halinde bulunan şeyler için kullanıldığı gibi, gök tabakalarının her birinin meleklerin veya gezegenlerin yolu olması sebebiyle de bu şekilde adlandırıldığı belirtilmiştir.    * Bu yorum, göklerin insanların üstünde ve ...